|
Mutluluk varılacak yerde değil, yoldadır
Bern Williams
Kimsenin bilmediği bir ay değildir Mayıs, mevsiminin en
güzelidir. Tazedir, körpedir, bereketlidir. Yüreği çarpan her genç, aşka
dolanır mayıs’ta. Doğa, yeşilin binlerce tonunu sunar. Ağaçlar, sular,
hayvanlar en çok bu ayda coşar. Her bahar yeşerir ama bu ayda başka olurlar.
Aşklar sevdalar sevmeler ve mutluluklar... Mayıs ayının bu güzelliğini herkes bilir.
Bilir de, yinede kırık öykülerinden dolayı buruktur mayıs.
1
Mayıs dünyada, büyük mücadeleler sonucunda kazanıldı. Emeğin yüceliği mayısın
güzelliğiyle taçlandı ve işçi bayramı olara kutlanıyor. 77 de mayıs kana boyandı.
Yolculuk asla bitmedi. Mayıslar yine gelecek ti. Belki yaralı, kederli, eksik“orantısız”
gaz, cop ve tutuklamalarla... Ama yürek her mayısta tazelenir yeşerir ve yürür.
6 Mayıs: ne yazık ki baharın bu güzel ayında ömrünün
baharındaki üç filizi astılar. İnsan olan, güneşin toprağın şefkatini nasıl
esirger insandan? Dünya dönüyor mevsimler geçiyor mayıs aynı tazelik ve
güzellikte kapımızı dayanıyor. Deniz Hüseyin ve Yusuf durmadan yürüyorlar.
Mayısın tüm cömertliğini ellerinde taşıyarak… Yürüyorlar, hiç durmadılar… Onların
idam kararını veren, bu bozuk ve köhne düzenin, sevdadan bahardan ve mayıs ın
güzelliğinden aciz kırık kalem kahramanları tarihin kirli sayfalarında yok
oldular bile.
18 Mayısı: Zaman kendi telaşı içinde geçiyordu. Diyarbekir
zindanları sır vermez, mayıs çığlıklarla geçiyor kapımızdan. İbrahim Kayapakaya
onurlu yolculuğa çıkıyor. Halkı için serden geçenler mayısın gözlerinden öperek
devam ediyorlardı.
18 Mayıs. Takvimler yılları eskitiyor Haritaların yırtık
yerinde de mayıs oluyor mevsimi geldiğinde. “Bugün burada yapacaklarımız tarih
olacak “diyordu, Ferhat Kurtay. Ateşe ve güneşe türkü söyleyerek yolculuğa
çıktılar dört yürekle…
Onlar asla durmadılar, hep yürüdüler. Çünkü mutluluk
yoldaydı. Ve onlar sonsuza kadar hep yürüyecekler…
|